Medyatik Olmak mı Olmamak mı?

Erken bir saatte telefon çaldığında hiç ummadığım bir teklif almıştım. Sabah mahmurluğunda saniyorum ciddiyetinin farkına varmadan kabul ettim; hatta sevindim diyebilirim.
Emekli olduktan sonra hayat devam ettiğinden ek gelir sağlamak için kitap çevirileri yapmaya başlamıştım..
Read more “Medyatik Olmak mı Olmamak mı?”

Hayat Dersleri

hayat-dersi

Sevgili Okur,

Sınıfa girdim. Dersimiz “Ingilizce Okuma ve Anlama” idi. Okutulan kitap cok kalindi. Her günkü gibi bir öğrenciden bir sayfa numarasi söylemesini istedim. Çocuk sayfayi buldu ve öyküyü okumaya basladi:

“O yıl beklenmedik bir kuraklık yaşanmıştı kasabada. Genelde çiftçi olan erkekler atlı posta arabasi ile altı saat çeken liman şehrine gidip, gemi işçisi olarak çalışmaya başladılar.

Tom eşini ve çocuklarını yalnız bırakmayı istemedi önceleri ama sonunda o da gemi isćiliğine yazıldı. Ailesi ile vedalaştı ve limandan son kez kalkacak olan son gemiye yetişmek icin son posta arabasını beklemeye koyuldu.

Posta arabası gecikti ve Tom çok yorgundu. Ağaca dayandı beklemeye devam etti. Nasılsa ağacın dibinde uyuya kalmıştı. Sabah gün ışırken uyandığında, posta arabası çoktan Limana varmıştı.

Tom, ömrü boyunca kendini affetmedi . Mutlu olamadı. Her fırsatta uykuya dalarak posta arabasını kaçırdığı için kendini suçladı.
Atlı arabanın uçurumdan düştüğünü ve bütün yolcuların öldüğünü ise hiçbir zaman bilmedi.”

Öykü bittiğinde henüz 11 yaşında olan çocuklarım bu hayat dersini alamamışlardi ama ben, yani öğretmenleri hiç beklemediğim bir anda aldığım dersten çok etkilenmiştım. Gözyaşlarımı tutamadım. Öğrencilerim
yüzüme hayretle bakiyorlardı. Kendimi zorladim ; “Bakın çocuklar bazen herşey beklediğiniz gibi olmayacak ama olmaması gerektiği için ” diyebildim.Yine boş gözlerle yüzüme baktılar. O sıra zil çaldı; gülüşerek neşe ile sınıftan çıktılar

Arkalarından baktım. Onlar hayat dersleri aldiklarinda ben yanlarında olup “O öyküde bu anlatiliyordu” diyemeyecektim.

Hayat derslerinin öğretmeni de zaten hayatın kendisi idi.

SA
Ağustos 2017

Günlük : 65 – BEN BÖYLEYİM | SEVSEN ASLANTEPE Sevsen Aslantepe

Sevgili Okur,

ÇOK severim bu şarkıyı!

İyi niyetli olan herkesi de severim.
İyi niyetli olmamaya neden yoktur çünkü!
Herkesin iyi niyetli olduğunu sanırım.
Bu nedenle çok kez duvara çarptım ama sadece başımın acısı geçene kadar ağladım.
Daha da çok ağlayacağım. Biliyorum ama ancak böyle her sabah aynadaki yüzüme bakabiliyorum.

İyi niyetli olanlarla uzun yolculuklara çıkıyorum. Çoğu kez beni arkada bırakıp ilerlediklerinde, koşup yetişmeye çalışıyorum. “Olur, böyle şeyler, beşer şaşar” diyorum. Onları arkada bırakmamaya çok özen gösteriyorum. Bazen de ben istemeden öne geçecek olsam, onlar dönüp gidiyorlar!!

Bilmem kaçıncı kez duvara tosluyorum ama artık şaşırmıyorum. Arkalarından bakıp gülümsüyorum. ” Ben seni olduğun gibi sevdim. Senin kaybın benden çok diyorum” . Yoluma devam ediyorum.

Çok geçmeden yeniden çiçekleniyor yolum Katılmak isteyeni sevinçle, hevesle dünyama alıyorum. Uzattığı eli tutuyorum. Bana sunduğu kahve çok sıcak hatta tuzlu olabilir! Biliyorum, bir nefeste içiyorum. Bir dost daha bulabilme ihtimaline bilmem kaçıncı kez gönül veriyorum.

“BEN BÖYLEYİM ” Bu şarkıyı söyleyerek sonsuz gibi görünse de sonu olan bu kıyıda (sizin gibi) bilinmeze yürüyorum. Hayatın getirdiği ve götürdüğü ne varsa; S E V İ Y O R U M.

BIR DESTANDIR – L O Z A N

SEVR ANTLAŞMASI

1920 de Sevr e ulaşan Batı , 600 yıllık bir imparatorluğu nihayet sona erdirmek üzere Anadolu yu işgal etmişti ama Atam Sevr den önce yeni bir Devlet kurma yoluna girmişti bile!

Sevr 10 Ağustos 1920 de imzalanmadan Ankara da 23 Nisan 1920 de TBMM resmen faaliyete geçti. DAHA Kurtuluş Savaşı bitmeden Ermenistan , Rusya, Fransa ve Afganistan ulusal sınirlarimizi ve TBMM yi 1921 de tanıdı.

1922 de 30 Ağustos Zaferinden sonra ilk olarak Ingiltere barış istedi ve 11 Ekim 1922 de Mudanya mutarekesi ile Trakya tek kurşun atilmadan geri alındı. Atam hiç vakit kaybetmedi. Kasım 1922 de Lozan da barış görüşmeleri başladı.

Avrupa nin hasta adamı ele geçirme hevesi kuşağında kaldı. Sevr den sadece iki yıl sonra yeni bir Türk devlet ile masaya oturmayi kendilerine yediremediler .Bunu bilen Atam bu goreve , sabırlı ve sağduyu sahibi olan Sayın Inonu ‘yu seçmişti.

TARIHTE PARCALANIRKEN Yeniden KURULAN ILK DEVLET TURKIYE CUMHURIYETI DIR.
Read more “BIR DESTANDIR – L O Z A N”

Deprem Gerçeği

Depremgerçeği

Sevgili Okur,

Deprem gibi (her iki anlamda) sarsıcı olaylarının ardındaki doğanın  öğretilerini  görecek kadar büyüyebilseydik keşke!

2017  Ege Denizinin deprem yılı oldu diyebiliriz. Doğal olarak bu karaların icine iyice ve güzelce sokulmuş denizin iki yanındaki komşumuz Yunanistan ve Türkiye’miz   nasibini aldı sevgili Ege’nin deprem yağmurundan.

Önce Çanakkale,  sonra Çeşme sonra da Bodrum da depremle sarsıldık .  Bizde korfezler etkilenirken,  Komşuda da Kos ve Midilli adasında yıkıma yol açtı depremler. Sanki yukarıdan  aşağıya limanlara  uğrayan bir gemi gibi gezdi Ege yi bu yıl deprem. Aşağıya kadar  indiğine göre artık bitti diye düşünmek  istiyorum!!!

Read more “Deprem Gerçeği”

ÖZLEM

Mustafa Kemal Atatürk Özlem şiiri
“SARI SACLIM MAVİ GÖZLÜ NERDESİN”
YENİDEN 1919  OLSA ZAMAN,
GÖKYÜZÜME DOĞSAN MAVİDEN,
KÜRSÜYE ÇIKIP TEK SÖZ SÖYLESEN,
“HAYDİ” DESEN;  MUCIZE GIBI,
BİZ ANLARIZ SENIN DİLİNDEN.

 

KADINLAR , YINE ÇORAP ÖRSEK
MEHMEDIN ÜŞÜYEN AYAKLARINA,
UFUKTAN DOĞUNCA  AYNI  GÜNEŞ
GÖZLERDEN  YAĞAN  YAĞMURLA
BERABER HAYKIRSAK YÜREKTEN,
EBEDİ İSTİKLAL MARŞIMIZI.

 

KUVAİ MİLLİYET RUHU UYANSA  O AN ;
YATTIĞI DERİN UYKUDAN.
KOPARAK GELSE GECEDEN BIR KEZ  DAHA;
KURTULUŞUN  AL VE BEYAZ GÜLLERİ!

 

VE SEVDIĞİN, SENIN ÇOCUKLARIN;
KÜÇÜK ELLERI İLE ALKIŞLASA GELİŞİNİ.
MUŞTULAR  PARLASA O MAVİ GÖZLERDE,
BITSE ARTIK  BAŞLADIĞI GİBİ,
BU UMUTSUZ HÜZÜN TÜRKÜLERİ.

 

SA
Nisan 2017
İstanbul.

TC’nin 1945 – 1950 Dönemi

atatürk ve inönü

Sevgili Okur,

 

Gençken Tarih dersini gereksiz bulurdum. Otuzlu yaşlara doğru sorgulamaya başladım hayatı ve dünyayı. Duvara tosladım sonra. “Geç anladım taşın sert olduğunu” . Şimdi genç olsam Tarih öğretmeni olur, çocuklara bugünü  ve yarını doğru yaşamak için Tarih bilmenin olmazsa olmaz olduğunu anlatmaya çalışırdım!!! BU ÖYLE ÖNEMLİ BIR GERÇEK KI!

Hayatı  anlamaya başlarken akla gelen ilk soru “NEDEN” oluyor. Kafanın  içinde binlerce “neden” kuşları uçmaya başlıyor.  ÇİCEK NEDEN? ÇOCUK NEDEN? İNSAN NEDEN? DÜNYA ve EVREN NEDEN? Zor ama güzel bir süreç. Ufkunuzu ötelediğinizin  bire bir farkında olduğunuz,  sizin kendi Rönesansınız bu!

Read more “TC’nin 1945 – 1950 Dönemi”