BIR DESTANDIR – L O Z A N

SEVR ANTLAŞMASI

1920 de Sevr e ulaşan Batı , 600 yıllık bir imparatorluğu nihayet sona erdirmek üzere Anadolu yu işgal etmişti ama Atam Sevr den önce yeni bir Devlet kurma yoluna girmişti bile!

Sevr 10 Ağustos 1920 de imzalanmadan Ankara da 23 Nisan 1920 de TBMM resmen faaliyete geçti. DAHA Kurtuluş Savaşı bitmeden Ermenistan , Rusya, Fransa ve Afganistan ulusal sınirlarimizi ve TBMM yi 1921 de tanıdı.

1922 de 30 Ağustos Zaferinden sonra ilk olarak Ingiltere barış istedi ve 11 Ekim 1922 de Mudanya mutarekesi ile Trakya tek kurşun atilmadan geri alındı. Atam hiç vakit kaybetmedi. Kasım 1922 de Lozan da barış görüşmeleri başladı.

Avrupa nin hasta adamı ele geçirme hevesi kuşağında kaldı. Sevr den sadece iki yıl sonra yeni bir Türk devlet ile masaya oturmayi kendilerine yediremediler .Bunu bilen Atam bu goreve , sabırlı ve sağduyu sahibi olan Sayın Inonu ‘yu seçmişti.

TARIHTE PARCALANIRKEN Yeniden KURULAN ILK DEVLET TURKIYE CUMHURIYETI DIR.
Read more “BIR DESTANDIR – L O Z A N”

Deprem Gerçeği

Depremgerçeği

Sevgili Okur,

Deprem gibi (her iki anlamda) sarsıcı olaylarının ardındaki doğanın  öğretilerini  görecek kadar büyüyebilseydik keşke!

2017  Ege Denizinin deprem yılı oldu diyebiliriz. Doğal olarak bu karaların icine iyice ve güzelce sokulmuş denizin iki yanındaki komşumuz Yunanistan ve Türkiye’miz   nasibini aldı sevgili Ege’nin deprem yağmurundan.

Önce Çanakkale,  sonra Çeşme sonra da Bodrum da depremle sarsıldık .  Bizde korfezler etkilenirken,  Komşuda da Kos ve Midilli adasında yıkıma yol açtı depremler. Sanki yukarıdan  aşağıya limanlara  uğrayan bir gemi gibi gezdi Ege yi bu yıl deprem. Aşağıya kadar  indiğine göre artık bitti diye düşünmek  istiyorum!!!

Read more “Deprem Gerçeği”

Sevgili Okurlar

Sevsen Aslantepe 30 NİSAN(15)

Sevsen Aslantepe 30 NİSAN(15)
Mayıs’ta doğmuş biriyim. Doğanın en renkli zamanıdır Mayıs. Zaten sevilen bir zaman dilimidir.

Bu yıl Mayıs ayı bana farklı bir müjde getirdi. 50 yıllık hayali mi gerçekleştirdim. Bir kitabım çıktı.

Bu benim ilk deneyimim diyemem. İş hayatımda da yayınlara geçen katkılarım, çevirilerim oldu ama tek başına çıktığım ilk gerçek savaş bu hamleymiş.

Günahı ve sevabıyla bana ait. Bu nedenle kendimi tanıtmak için artı bir uğraş vermem gerekti. Elimden geleni yaptım ama kitabımın hala beni tanımayan bir okura ulaşıp ulaşmadığından emin değilim.

Beni sevenler, arkadaşlarım dostlarım 30 Nisan da ve 8 Mayısta yaptığım imza günlerinde beni yalnız bırakmadılar. Bu açıdan şanslı ve mutluyum. Ancak başka okurların bana ulaşması da önemli.

Deneyimli yazar Feyza Hepçilingirler beklemem gerektiğini söylüyor. BEKLEYECEĞİM UMUTLA…

Şu günlerde yararlı bir pişmanlık içindeyim. Yayınlamak için 10 yıl beklememem gerekirdi belki de?

BELKİ DE BU EN DOĞRU ZAMAN!

Az da olsa zaman tanımalıyım kendime bir karar vermek için. Biriktirdiğim öteki öykü ve şiirler yayınlanamaz mı, yoksa bir nokta mı koyalım? Bu konuda daha ne yapabilirim?

Kısaca tamam mı Devam mı? Devam edeceksem daha fazla gecikmemeliyim. Ne de olsa genç değil GEÇ kalmış biriyim. Daha öte gitmem için bana yol gösteren siz olacaksınız.

30 Nisan 2016 da mezun olduğum okul Üsküdar Amerikan Lisesi’ nin bahçesindeki Mor Salkım Festivali kapsamında yapılan imza gününde yaşadığım çocuksu heyecanı anlatmam mümkün değil.

8 Mayıs Anneler gününde ise Sayın Hocam Feyza Hepçilingirler beni onurlandırdı.
Ayrıca 30 Nisan da gelmeyen eski dostlar da geldiler. Anneler gününde bile bana zaman ayırdılar.

Bu kitap okura ulaşabilirse sevileceğine inanıyorum. Bu nedenle el veren herkese kalpten teşekkür ederim.

AYRICA 6 MAYIS ta Kadıköy Gazetesi’nde çıkan röportajımdan alınan metni de bilginize sunuyorum

Ve benim hala umudum var

SEVSEN ASLANTEPE

“Adı Soyadı : Çocuklarının Annesi” Kitabım Mayıs Basında Sizlerle

CINIUS-2

CINIUS-2

Sevsen Aslantepe’nin Kısa Özgeçmiş’i

Üsküdar Amerikan Kız Koleji mezunuyum.

Özel Sektörde on yıl kadar çalıştım, sonra Özel eğitim kurumlarında on yıl İngilizce öğretmenliği yaptım.

1992-2004 yılları arasında Dış İşleri Bakanlığının Think tank kolu olan Orta doğu ve Balkan İncelemeleri Vakfında  yabancı dildeki yayınların editörü idim.

2004 yılında emekli olduktan sonra kitap çevirileri yaptım. 2006 da beni programına davet eden Okan Bayülgen  “Sizin diliniz ve anlatımınız çok akıcı kendiniz yazın” diyerek beni yönlendirdi.

2007 den beri yazıyorum. Emekli olduktan sonra daha çok Ayvalık ta yaşıyorum. Orada Öykü’nün ve güzel Türkçenin ustası Feyza Hepçilingirler’le  tanış olduk, o da beni yüreklendirdi.

Önceleri kendim için yazıyordum ama yazdıkça paylaşmak istedim. Çekingen biri değilim ama dosyaları alıp yayıncıları gezmeye cesaretim olmadı. 10 yıllık bir emek ürünü hepsi.

Giderek bu zamana yabancılaşırken bir yandan da bir kitabım çıksın diye kendi kendime çabalıyordum. Raflardaki tüm kitaplardan daha kötü olmadığımı biliyorum. Tek fark bekleyecek zamanım kalmadı. Benim yazdıklarım klasik öyküler, kaybedilmekte olan duygular içeriyor. Tarzım bu. Şimdiki zamanı yaşamak sanki beni eskiye özlem duymaya zorluyor. Bugünkü okuru bu yönde uyarmak gerektiği gibi misyonum var.

Bunda Önce Çalışmalarımdan Örnekler;

1992-2004 yılları arasında OBIV Vakfının yayınlarına İngilizce katkılar

1997 Türk Diplomasisinin 200 Yılı  Tarih Vakfı Yayınları- Kitaba ve Kongre ye katkılar

Turkish Views on Eurasia  ISIS yayınları 2000  Co- Editor

AŞK VE ÖLÜM     Dharma Yayınları    Ceviri 2005

KADINLAR VE ERKEKLER   Dharma    Çeviri 2006

Bir Kadın’ın Seyir Defteri  YKY Kitap Dergisi 2010/1 (Öykü)

Milliyet Gazetesi Ege Eki Köşe Yazıları (2013 yaz ayları)

Çeviri Bilim dergisinde – Makale – Amicis Çevirisi ve İntihal- (2012)

Ayvalık Magazin Aylık Süreli Dergi – Yazı İşleri Md.( 2010 yılı Mayıs dan itibaren bugüne kadar)

-Dergi de her ay “Editör ün Notu” köşesi ve röportajlar.

CINIUS-2